Bilgi kelimesinden türeyen bu özgün Türkçe kelimeye hep hayran kalmışımdır. İnsanın ömrünü vrediği bir konu varsa oda bilgidir. Merak İnsanı geliştiren en büyük etkendir ve bilgi ise bu merakı gideren kaynaktır diyebiliriz.
Bil kökünden oluşan kelimeleri saymakla bitiremem, güzeli Türkçemizin sınırları yoktur. Yinede bil kökünden türeyen kelimelerin bir kaç tanesini yazacak olursak; Bilgi, Bilişim, Bilgisayar, Bilim, Bildik, Bildiri….vs
Hayatımızın ayrıntıları çok enteresandır. hayatımızı sürdürürken farkında olmadığımız o kadar şey var ki; başka şeylere yönlendrilmekten bizim işimize yarayacak bir çok teknolojiden ve bilgiden mahrum kalıyoruz.
Herşeyin yolunda gidebiliceğini düşünmek elbette ütopya-hayal olacaktır. Fakat fikirleri değiştirdikten sonra pratiktede birçok şey değişebilir.
Türkiyede teknoloji neden gelişmiyor ?
Gelişiyor ama dünyayı geriden izliyoruz o yüzden farketmiyoruz. Bundan hiçkimse hoşnut değil elbette özelliklee ben bazen lafı geçiyor forumlarda biri diyor ki “of of 1024 internetim var verimli olarak 256 k hız görmem gerek ama 160 tan fazla görmüyor. Resmen kazıklanıyoruz.” Bir diğeride diyor ki ” 56 k ile bağlandığımız günleri unutmayın !” yada ” ya daha yavaş olsaydı bunada şükür” yada ” elimizde bu var ne yapalım böyle gelmiş böyle gider…”
İşte birazda bu düşünce tarzının etkisi ile teknoloji türkiyede gelişmiyor. Eleştirel ve düşünen bir kitleniz olmazsa herşeyi kabullenen, sorgulamayan, sadece tüketen bir topluluk ile sadece tüketen bir ülke olur çıkarsınız. Elbette sadece toplumda değil üst katmanlarda yönetim kademelerinde de sıkıntılar vardır. Çok sık gazetelerde “Yurtdışına beyin göçü yaşanıyor. Ülkemiz nereye gidiyor ?” gibi haberleri okuruz. Yurtrdışına çıkanları bir çok milliyetçi düşünceli insanlar “vay o.. çocuğu sattı ülkesini gitti.” gibi laflar ederler. Peki bu ülkede kalanlar yani biz “satmayanlar” kaldıkta ne oldu ?
Cevabı basit; Hiçbirşey…
Üretenlerin değer bulmadığı bir ülkede elbette kimse durmaz, kendisine değer verilen bir yere göç eder.
Şimdi bu konunun bilişim ile ne alakası var diyenler hala var ise şöyle özetleyim. Yurtdışına üretmek çalışmak için çıkan vasıflı T.C. vatandaşlarının büyük kısmı bilişim sektöründendir. Yani teknolojiyi yönlendiren, üreten insanlardır. “Bir kaç tane insan ülkenin gidişatını mı değiştirecek ?” demeyin.
Bazen gazetelerde denk geliyor ” Türk bilim adamı amerikanın bilmediğimiz bir eylaetinde bulunan bir üniversitede bilmemne teknolojisini keşfetti !!! ” gibi haberler okuyoruz. O bilim adamının keşfettiği teknolojiyi Türkiye de keşfetmesi başka yurtdışında keşfetmesi başka, Dünya her ne kadar global olsada teknolojiyi üreten ülkelerin refa düzeylerinin daha yüksek seviyelerde olduğunu biliyoruz.
Torrent Aleminde Bilginin Yeri
İnternetin en sevdiğim özelliklerin birisi paylaşmanın sınırlarının olmaması ve bilgiyi elde etmek isteyen bir kişinin önüne kimsenin geçememesi. Gerçi her ne kadar Sansür konusunda Türkiye Cumhuriyeti Çin Halk Cumhuriyeti ile yarışsada şimdilik işler yolunda gidiyor.
Türkiye Cumhuriyetinde 1980 lerde yaşananları babalarımız yada o zamanları iyi bilen tanıdıklarımız anlatırlar. “Oğlum o zamanlar bir kütüphanem vardı dağ gibi, binlerce kitabım vardı. Her konuda her branşta, herkesin kendine göre bir şeyler bulabileceği, fakat bir gün geldiler bütün kitaplarımı aldılar. Arasında Türk ozanlarnın, geleneklerimizin, halklarımızın hakkında kitaplarda vardı. Aldılar hepsini koydular çuvallara sonra haber aldık tüm kitaplarımız yakılmış.” Bilginin uğradığı zulümün o hale gelmesini ve tekrar o günlere dönmeyi kimse istemez ama internette de bu zihniyetin yavaş yavaş uygulanmaya başlandığını görüyoruz.
Bilginin özgürce aktarıldığı yer olan internette daha aydın günlere doğru Türkçe internetin geliştiğini şimdiden hayal edebiliyorum. Tüketen değil üreten bir toplumun parlak fikirleriyle internettede büyük işler başaracığını düşünüyorum.
Herkese özgür ve hızlı biçimde bilginin aktarıldığı ortamlar dilerim.
Tavşanx