İçinizden “öyle bir ilişkide mi vardı ?” diyenleri duyar gibiyim…
Yazdığım yazılarda hep torrentin gerekliliğinden bahsedip durdum bunları hep teorik zeminde toplamak çoğumuz için sıkıcı geleceğini düşünüp arada pratiktede bu gerekliliğin uygulamalarını yani hangi zeminlerde kullanıldığını sizlere göstereceğim.
Türkiye dışında bir çok yerde torrent paylaşımlarının nimetlerinden faydalanılmaktadır.
Nasıl mı ?
Oku oku oku…
İnterenetten dosya çekmek çok eğlenceli birşeydir. Hep söylerim bu bize büyük bir lütuftur, bilginin bu kadar akışkan ve hızlı şekilde elden ele dolaşması mucize gibi birşeydir.
Diyelim ki paranız yok fakirsiniz, sinemaya sevgilinizi götüremiyorsunuz, harçlıklarınızı toplayıp eski bir pc ve internet bağlantısı alın evinize sinemaya siz gitmeyin sinema size gelsin. (Daha fakir olanlar için şunu söyleyim, ben kendi bilgisayarımı çalışarak aldım. Çalışan adam kazanır.)
Hollywood film için bir sektör , ve alışkanlık olmuştur. O aksanlar konuşmalar o kadar yer etmiştirki bizde artık bir hint filimi gördüğümüzde bu ne ya deyip midemizin bulanmasıyla birlikte kapatıyoruz. Halbuki uzak doğuda da çok güzel filmler yapılmaktadır.
Fakat Hollywood işini bilmektedir.
Dünya ya malını nasıl satacağını çok iyi keşfetmiştir.
Özellikle torrent kullanıcıları beni çok iyi anlayacaktır. bir DVDSCR yada R1 (R5) film paylaşımlarının torrente düşmesi bir tesadüf müdür ?
Elbette değildir.
Bir yapımcının yada filimin oyuncularından birisinin yayması gerekir bunu, öylesine bir kalite film daha sinemalara gelir gelmez ancak ve ancak filimin setinden birisinin eline geçtiğinde internete yayılır.Normal bir kullanıcının eline geçemez.
Burdan anlıyoruz ki Hollywood bilinçli olarak torrent alemine filmlerini vermekte ve koltuğuna yaslanıp Dünya ya yayılmasını izlemektedir.
Yanlış duymadınız Hollywood yaptığı filmlerin birçoğunu bilinçli olarak kendi elleriyle torrent ağlarına vermektedir.
Bir çok release grubu duyuyoruz. (release: yayımcı, torrent aleminde çok kullanılan bir deyimdir. Elindeki filimleri torrent ağlarına düzenli olarak yollayan gruplara denir.) Bu duyduğumuz grupların çoğu sinema sektörünün içinde olan insanlar.
Başlarda bende çok şaşırırdım, derdim ki; ” vay be adamlara helal olsun daha sinemaya gelir gelmez dvd kalitesinde filimi internete yaymışlar.”
Sonradan “kim bunları yayanlar ?” diye sordukça gerçek açığa çıkmaya başladı.
Hollywood ta dönenler bunlar, torrent ile iç içe bir sektör. Ne yaptığını bilen ve adımlarını bilinçli atan bir sektör, elindeki malı satmasını bilen ve teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanan bir pazar.
Diyeceksiniz neden bilerek yaysınlar ?
Çok basit: sen indirip izleyesin diye, Amerikan filmlerini bütün dünya izleyebilsin diye, Dünya bu alışkanlıktan vazgeçmesin diye, DVD leri daha çok satsın diye…vs
Peki Türk yapımı filmler ve torrent ilişkisi ne durumda ?
Torrent düşen Türk filmlerini en fazla kamera çekimi olarak görüyoruz. Bu çarpıklık ve teknolojiden uzak olan sinema sektörümüz bir Hollywood u olmadığından kaynaklanıyor. Bir çok röportaj izledim Yönetmen, oyuncu yapımcı..vs çoğunun dile getirdiği budur. Sistematik ve stüdyoların olduğu bir yer yok Türkiyede, herkes kendi ayaklarının üzerinde duruyor. Bundan dolayı uluslararası pazarda sesini bir çocuk gibi sesi kısılmış grip olmuş bir insan gibi çıakrtabiliyor Türk sineması. benzetmemi mazur görsünler fakat durum gerçekten böyle.
Daha gelişmiş ve bilinçli torrent kullanıcıları oluşması dileğiyle…