Jendepus Bağımsız Kısa Film
Yapım yılı : 2009
Yapım & Yönetmen : www.yusufturan.com
Web Sitesi: http://www.jendepus.com/
Süre : 12 Dakika
Oyuncular :
Yavuz Yıldırım
Evrim Topcan
Osman Bayhan
Simge Atılgan
Film’in Yayınlandığı tarih: 15 Ocak 2010 @ 16:04
Filmi izledim teknik ve hikaye akışı açısından Türkiye ve Dünyada ilk sayılabilecek yeniliklere rastlıyorsunuz bir kısa film olması bakımından var olduğu kategoriyi fazlasıyla aştığını söylemek mümkün.
İzleyin görün
Sonuç: 10/8,5
—Spoiler Başlangıç—
İzlediğimiz karakter ile dünyaya farklı bir bakış açısı ve çerçevemizi genişletecek bir hikayeyle karşılaşıyoruz. Bir insanın değişimine tanık olurken yaptığı davranışları gözlemliyor ve hikayeye kendimizi kaptırıyoruz.
—Spoiler Bitiş—
Bende izledim filmi,görüntü ve teknik diğer alışılagelmişlerden farklı,konusuda iyiymiş.Ama ilgimi çeken adı,web sitesi,herşeyi çuka oturmuş olması.Çok fazla zeka kokuyor.Zeka seviyesi normalin altındakiler anlamakta zorlanabilirler
Bende adını duyunca googledan keşfettim.Filmi pek tutmadım mistik olmuş biraz.Ama fikir olarak çok iyi düşünülmüş,yigidi öldür hakkını yeme demişler
Açıkcası görüntüler çok güzel,düşünce olarak güzel,adam jendepus diye bir kavram ortaya atmış,işin içinden çıkamıyorsunuz,biraz meraklı olanlar araştırıp öğreniyor.Biz ülke olarak basma kalıp uyduruk işleri reklamla tanıtımla göklere çıkarmayı çok seviyoruz böyle orjinal işleri kıskanmak,görmemezlikten gelmek,aman bizi geçmesin olmasın diyen elemanların istediği bişey.Düşünülmüş ve iyi yapılmış,belki seslendirme daha kaliteli olabilirdi belki ama bilemiyorum hangi imkansızlıklarla mücadele ettiler.Zamanla hakettiği yeri alacaktır diye düşünüyorum.İyi bir şey yapıldığında mutlaka ilgi görür.
Filmi teknik olarak ele almayacağım,genel olarak bakıldığında çok güzel buldum.Müzikler,görüntüler,taşıdığı anlam şaşırtıcı ve etkileyici.Sinema bölümü öğrencisiyim,yüzlerce film izlettirdiler bize,çoğunu jendepus kadar beğenmemiştim.Çok hoş.Bazı sahnelerde müzikle olan uyum insanı cezbediyor.Çok başarılı buldum.Diğer teknik eleştiriler içinde sizlerde bişeyler yapın görelim.Kolay değil Türkiyede sinema yapmak
Valla ne yalan söyleyeyim şu yukarıda yorum yapanların , bu filmi çeken arkadaşın arkadaşı dostu olduğunu düşünmeden edemedim. filmde teknik olarak pek bir farklılık göremedim. biindik minimalliklerin dışına çıkmadan çekilmiş bir film olarak görüyorum. Filmin başında neredeyse hristiyan misyonerlik çabası içinde olan bir film sanacaktım neyseki son anda yırttı. özgünlüğü konusunda da şunu söyleyebilirim ; sanırım hepimiz zerdüşt’ün hikayesini biliriz…
daha da diyeceğim. adam didaktik bir şekilde yaşamaktan bıkmış. sonra bir adam onu yanına çağırıyor. gidiyor. dinliyor adamı. bizim oğlanın ertesi gün yürüyüşü bile değişiyor mübarek. şu bizim eğitici öğretici derviş arkadaşta sanırım fukaralık virüsü var ki adam bir gece de fukara giysilerini bürünüyor, ve bir gecede yürüyüşü değişiyor.
bitmiyor. filmde anlatılan toplumdan uzaklaşarak bireysel arınmayı gerçekleştirmekse eğer, toplumsal bir eleştiri barındırmalı içinde. lakin filmin içinde bu veya benzeri bir eleştiri ile karşılaşmadım. müzikler dediğim gibi hristiyan misyoner faaliyetleri için çekilmiş olan kısa tanıtım filmlerindeki müzikleri andırıyor. mantığına oturtulmamış bir şekilde görüntüler üzerine efekt verilmiş. ne gereği vardı sorusu kenarda dursun, ne anlamı var diye sormadan edemiyorum.
adamın ortaya attığı jendepus kavramı yüzyıllardır binyıllardır kimi çevrelerce kullanılan bir kavramdır. tabii ki adı jendepus değildir. kalenderi dervişlerinden tutunda seyyahlara kadar gider kökü. dolayısıyla amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok…
film hakkında bu kadar keskin eleştiri yapmamın sebebi yukarıdaki niteliksiz eleştirilerdir…
saygılarımla…
Daha öncede dikkat etmemiştim,jendepusla ilgili böyle bir sayfa varmış
))
şimdi Umur Ozan arkadaşıma cevaben yazacağım ben yönetmenin arkadaşıyım hemde çok samimi.Çok önyargılı ve bilgisiz biri olduğun anlaşılıyor bu sebeple çok kısa keseceğim.Filmi yapan arkadaşın başından geçen bir olayın kısa filme dönüştürülmüş şeklidir.Kendi halinde basit bir filmdir.ama filmdir.Her şeyi çok iyi biliyorsan sende yap görelim.Filmi yapan tüm prosesleri kendi başına yaptığı için takdir gördü.Kıksançlık duymadan sinema açısından eleştiriyorsan aptal holywood filmlerini izlemeni tavsiye derim.Kendi halinde mütevazi sinemacılarla uğraşma,niyetin açıkca belli senin,ayrıca yönetmen gayet inançlı biridir.Müzikten anlamadığın belli.Bu arada ben ünlü bir TV dizisinin post ekibinde görev alan profesyonel biriyim.İşin aslını astarını tekniğini bilmeden bol keseden minnacık şeylerle emek verilmiş şeylere pislik atmayın.Biliyorsanız konuşun dinleyelim bilmiyorsanız susun saygı duyalım.Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.Yukarıdaki eleştiriler teknik alanlarda yapılmış eleştirilerdir.Herkes sahibi olduğu beyin kadar görür ve algılar.
Yapımcı ve yönetmen arkadaşımdır Umur Ozana yanıt olarak bir kaç kelime eklemek istiyorum.Diğer kişileri tanımıyorum.
Film şekilci ve herşeyi marka olarak algılayan,bireysel çabaları hiçe sayan, bir topluma bireysel göndermedir.Dervişin eski kıyafetleri bir lokma bir hırka felsefesini,kahramanın yürüyüşünün değişmesi,kişinin kendisiyle yüzleşmesini,acizliğini anlatmaktadır… .Teknik olarak beş kuruş bütçesiz, bir avuç sinemacının özverili bir emeği bulunan kendi halinde bir filmi,küçümsemek şöyle dursun günümüz dizilerinde moda olan soft derinliği ilk kim kullanmış araştırmanı isterim.
Ülkemizdeki en büyük sorun ; eleştiri yaptığını sanarak çamur atan saygısızlık ve küçük görme gibi boyutlara ulaşan,hiç bir şey yapmadan konuşma hakkına sahip olduğunu düşünen sizin gibi bir kaç bir şey okuyup birşeyler bildiğini sanan,kafası karışık insanlardır.Eğer sinemacıysanız eleştirin.Dinlenir,dinlenecektir,bir kaç bir şey okuyan biriyseniz düşüncenizin sizde kalması doğru olur,bu eleştiriyi burada yayınlayarak filmi ve emekleri alaşağı etmek düşüncesi ise tamamen,bilinçsiz ve kötü niyetli bir yaklaşımdır.
Amacınızın eleştirmek değil kötü niyetli bir saldırı olduğunu düşünmeden edemedim.Müziklere hatta misyonerliğe varan art niyetli düşünceleriniz sanattan,müzikten hatta sinemadan hiç anlamadığınızı gösteriyor.
Son olarak filmde kullanılan jendepus kavramıyla yamalı hırka giyen arasındaki bağı kuramayacak bir zekada olmanız çok vahim.
Sizinde bir çalışmanız varsa görmek isterim.
Diğer eleştiride bulunan arkadaşların adına,güneş balcıkla sıvanmaz demekten kendimi alamayacağım.Ümit ederim kişisel düşüncelerimi saygısızlık olarak algılamazsınız, nitekim ben sizin sözleriniz üzerine düşüncelerimi belirttim.
Saygı ve üzüntülerimle…
Yaptığım “eleştiri”nin bu denli sert bir üslupla yapılmış olmasının sebebi ondan önceki eleştirilerin niteliksizliği karşısında birazda objektif bakılabilmesini istememden kaynaklanmaktadır. Sanki film dünyanın en iyi filmiymiş gibi yapılan eleştiriler açıkçası niteliksiz geldi, Kaldı ki filmin kendisinin de böyle bir amacı olmadığı açık. destek vermek istiyorsak destek veririz fakat sizin de bildiğiniz gibi bir işi beğenmek o işi ileriye götürme olasılığını içinde barındırdığı gibi gelişimi de engelleyebilir.
kİlk olarak şunu kabul etmek gerekir. yarattığınız şeye aşık olursanız, objektifliğinizi kaybedersiniz. bu da yarattığınız şeye dışarıdan bakamamanızı ve onunla ilgili görüşlerinizi mantıksallıktan ziyade , duygusallık yoluyla oluşturmanıza sebep olur. sıkıntım budur. Tabii ki de yapılan işe saygım sonsuzdur. yaptığım eleştirinin bir saygısızlık olduğuna inanmamakla birlikte itham edildiğim şeylerin saygısızlık olduğuna inanmaktayım. Misyonerlik fikri kötü bir fikir değildir. misyonerliğin kendisine kötü gözle bakmıyorum. Misyonerlik faaliyeti yürütmek için çekilmiş genel beş para etmez tanıtım filmlerinden söz ediyordum. sanırım burada bir yanlış anlaşılma oldu… ayrıca bennu isimli arkadaşın şu tv dizisindeki işinin devamını dilerim lakin benim anladığım profesyonellik kavramı tv dizilerinden daha ötede bir kavram. ayrıca profesyonelliğin vurgulanmasının, özellikle bağımsız bir kısa filmin eleştirisini yaparken, neden olduğunu pek de anlayamadım. herhalde bir anlığına da olsa bilinçaltından bir sızma gerçekleşti.
Efendim benim düşüncem bunlardır. ayrıca ne kadar güzel hepiniz cebinizde bir zeka ölçer taşıyorsunuz herhalde. yaratılan bir eseri eleştirirken takınılacak tutum başka, bir kişiyle tartışılırken alınacak tutum zannımca farklı olmalıdır. nitekim bilip bilmeden konuşmak ile ilgili sözlerinizin(ki normalde katılırım bufikre) ardından bilim bilmeden karşınızdaki kişinin zekası ile ilgili yargıya varabiliyor olmanız bana daha da vahim geldi. Çok uzatmayayım. Filmden ziyade başka bir şeylerin tartışmasına dönmesini istemem.
Saygılarımı ve şaşkınlıklarımı sunarım…
Farklı düşünülmüş,tasarlanmış ve üretilmiş bir eseri eleştirmek ve eleştirebilmek için yeterli düzeyde bilgi ve deneyim sahibi olunması gerekir. İnternet korkak,beceriksiz ve kıskanç insanların çok rahat saldırıda bulunabildiği serbest bir alan.Size tavsiyem Türkiye de yapılan kısa filmleri izlemeniz,çok iyi filmler göreceksiniz.Ama hiç biri jendepus gibi önceden konsept tasarlanarak,kendi halinde ve sessizce sunulmadı.Ne festival kaygısı taşıdı nede başka bir amaç üstlendi.Ve sanırım şu aralar uzun metrajı için çalışmalar yapılıyor,ilk filmden bağımsız bir senaryoyla çekileceğini biliyorum. 2009 yılında sinemaya merhaba olarak,kendi halinde yapılmış kısa film hakkında bu kadar derine inmeye gerek yok.Yönetmeni ve sinemasını yapacağı filmleriyle bir bütün olarak eleştirmek gerekir.Zeka konusuna gelince,kendini bilen biri empati yeteneğini kullanır.Saygılarımla.
Türkiyede profesyonellik kavramı ayağa düşmüş bişeydir.İşin aslını bilmeden , hemen herkesin sırf imaj olsun diye,kullandığı bir kelimedir.Ancak sabahlara kadar setlerde,zamanla yarışarak verilen emekler,sırf dizi çalışanı olduğumuz için,kendini entellektüel sananlar tarafından küçük görülmeler, alışık olduğumuz birşey
Çalışmak ve ayakta kalmak zorundayız.Ve konu sinema olunca, hepimizin içinde birer aslan yatar.Düşleriz yapamayız,erteleriz veya organize olamayız.Sinema bütün sanat dallarını içine alır.Objektif olmak,hayat hakkında sağlam bir duruş sergilemektir.Bir adam çıkıyor düşlüyor,tasarlıyor ve yapıyor.Tabiki takdir edeceğim.Arkadaşım olduğu için değil,yapılan işin kendine has bir orjinalitesi olduğu için takdir ediyorum.Binlerce film çekiliyor.Eğlencelik olanlar var,ciddi bir duruş sergileyenler var.Takdir izleyicinindir.Türkiyede kıskançlık hastalığı var.Çamur at izi kalsın.Orasından tut başka yere çek,küçült değersiz kıl.Benim tepkim bu tarzda bir yaklaşım sergilenmiş olmasıdır.Pek çok sinema sever konuşur,eleştirir ama üretmez,üretemez.Kendi halinde biri düşünüp,tasarlayıp,a dan z ye tüm prosesleri, kimseye ihtiyaç duymadan,elinden geldiğince yapıyorsa vurun bu adama,küçültün aşağılayın.Neden mi ? daha hayatında bir kare bile fotoğraf çekmemiş insanlar üstat,en bilgili insan
Herşeyi onlar biliyor
Kendi kendini yetiştirmiş , sinema yapacağım diye yola koyulmuş, memleket çocuğu misyoner damgası yiyor.Üstelik melavi dervişlerinin hikayelerinden alınma jendepuş kavramıyla.Eh yani bir insan bu kadar mı ? kör cahil, bilgisiz olur.Peygamberimizde hira dağında tek başına,yalnız kalmıştı ! bunun üstüne basarak değinmek isterim.Yusuf Turan çok yetenekli ve zeki bir insandır.Çekemeyenler yolunu tıkadıkça , O bunları birer fırsata dönüştürmüştür.Ben eminim ; ilk uzun metrajıyla hakettiği yeri kazanacaktır.Yaptığı işlerin hiç birini beğenmez,daha iyisini yapmak için çalışır,üretir, kendi halinde biridir,kendine yakışanı yapacaktır.İnşallah diyorum.Ayrıca ; yapılan her türlü eleştiri,içersinde gizli hayranlık içerir.Zeka konusunda söyleyebileceğim pek bir şey yok.Allah herkese akıl fikir ve yetenek vermiş.Birileri çalar çırpar,bıdı bıdı konuşur,birileri de düşünür tasarlar ve yapar.Al işte jendepus , yapılmışı var.Hiç bir film 4/4 lük değildir.Tıpkı insan gibi.Ama eldeki imkanlarla biri jendepus diye kısa bir film çekip,kendi web sitesinden sunuyorsa,bu adam imkanı bulunca uçacaktır.Canı gönülden isterim.Allah yolunu açık etsin.Allah yardımcısı olsun.Hiç birimiz mükemmel değiliz,kusurlarımız,eksiklerimiz var.Kusuru gören gözler,en olumsuz şeylerde bile değerli ve güzel olanı gören gözlerin yanında ,zayıf ve değersiz kalır.Ne demişler iş bilenin kılıç kuşanın ! yirmi otuz kişiyle ekip olarak sinema yapmak başka birşey ! tek başına emek verip sinema yapmak çok daha başka bir şey.Ümit ediyorum Umur arkadaşım ne demek istediğimi anlamışsındır.Biliyorsan konuş ibret alsınlar,bilmiyorsan sus insan sansınlar : )
İnsanlar anlatmak isterler..ama bazen anlatmak istediklerimizi göstermek de isteriz..ne göstermek istediğinizi bilmek,anlatmayı başardığınız anlamına gelmez..sıkıldım,bunaldım ve kısa sandığım çok uzun bir şey izledim..deniyoruz hep ama olmamış sanki..
Olduğunu da kimse söylemiyor zaten,birileri beğenir birileri de beğenmez,herkes beğensin diye de hiç kasılmamış farkettiyseniz.Nihilist ve yetersiz beyinlere kapalı bir film.2009 da yapılmış bir kısanın hala gürültüsü çıkıyor olması ilginç bişey
Ne kadar çok herşeyi bilen var bu memlekette, yapıp üretenler değersiz,kıytırık egosuna yenilmişler ön saflarda
birde çamur atıcılar ve kıskançlar var
2009 nere 2011 nere ??? Mesneviyi okuyup anlamadan,mevlevi dervişlerini anlamadan,varlık yokluk kavramlarını anlamadan,pişmeden kabarmak,hamken piştim demek ne fena ? Bütün mistik öğeleri harmanlamış üstad,müzikle bir dini,görüntüyle başka bir dini,konuyla başka bir dini,ve anlatım tarzıyla özünü dürüstçe sergilemiş.Klişe ve şaplon başka bir şeydir,orjinal ve benzersiz olan başka bir şeydir.Açıkcası ben keyifle izledim.İzletirdiğim pek çok kişide olumlu buldu.Anlayana
))) güzel , anlamayana mayhoş boş ver gitsin
))