Mahremiyet Hakkı ve Özlük Haklara Tecavüz .part1

1- İnsan ve Bilginin Paylaşımı.

2- İnternet, Bilgi ve Paylaşımın Hızı.

3- Devlet ve Onun Yüce-Güçlü Olma Tutkusu.

Mahremiyet Hakkı ve Özlük Haklara Tecavüz yazı dizisinde ele alacağımız bu 3 ana başlığı ayrı bölümler halinde yazdık.

İnsan ve Bilginin Paylaşımı

Yazılı ve görsel tarihi incelediğimizde bu güne kadar kanıtlanan gerçekler ışığında bilginin paylaşımı önce dil vasıtsıyla ağızdan sözlü olarak yayılmıştır. İnsanlar birbirleriyle iletişim kurmak için konuşmaya ve anlaşmaya başlamışlardır. Zaman geçtikçe bilginin çokluğu ve insanın ölümlülüğü nedeniyle gelecek kuşaklara miras olarak bırakılması gereken önemli bilgiler keşfedilmiş, icâd edilmiştir. Bu bilgilerin saklanması için yöntemler denenmiş mağara duvarlarına çizilen resimlerin bu mirasların en başında gelenler olduğunu söyleyebiliriz. Ondan sonra görsel olarak hiyerogrifler,  yazıtlar, kitaplar, tabletler, parşomenler…vs Tarihin bize öğrettiği en iyi şey gelecek nesillere miras bırakmaktır. Para, altın, han, hamam, elmas değil !“Tarihin bıraktığı en değerli miraslar her daim BİLGİ olmuştur”. Bugün insanlık tarihinin bir kaç bin hatta yüz binlerce yıllık bölümü kayıptır. Ulaşılmamış ve tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.

Neden? Bilgiyi paylaşmayı düşünmediğimizden yada paylaşım kanallarını doğru kurmadığımızdan. Kutsal kitaplar bile yazılı kitap olarak (binlerce yıl) saklanıp bugünlere kadar gelmemiş midir?  İnsanın kullanımı için üretilen her bilgi insanındır. Bunu sistem bir mal haline getirip paralı bir biçimde sunmakta ve değer biçmektedir. Bilginin her kesime aynı şartlar altında ulaşamıyor oluşu toplumsal ve kültürel uçurumları derinleştirmekte ipin ucu gün geçtikçe daha fazla kaçırılmaktadır. Bu hangi kesimin işine yarıyor ? Bilginin paylaşımının olmayışı yada engellenmesi bu bilgiye ulaşamayan yada zor ulaşan kesimleri cahil bırakmıyor mu? Evet bırakıyor. Demek bu işte bir yanlış var.

Tarih: 17.3.2010 Yazar: TorrentAlem

Leave a Reply