Bu yazı tüm sanatçılara, rejisörlere, müzik stüdyolarınadır.
Geçen hafta Okan Bayülgen’in programını izliyordum sanatçıların düştüğü bir hataya mağlesef sevdiğim sanatçı Zerrin Özer de düştü, internetteki paylaşımların “bir şeytan icadı olduğunu” söylemediği kaldı, yeni medyanın-internetin kendi işlerini büyük ölçüde vurduğunu ve sonun hiçte iyi olmadığını söylerek durumdan şikayetçi oldu.
Şimdi ben kim Zerrin Özer’i yargılamak kim onu seviyorum isim vermemin nedeni örnek olması içindir. Bu söylevlerin içerisinde onlarca, yüzlerce sanatçı var. Yeni medyanın, internetin değerini anlayan sanatçılar çok az, interneti iyi kullananlar, gençliği anlayanlardır. Neredeyse hiç TV izlemeyen birisiyim sürekli interneti kullanıyorum, işim gereği bilgisayar başındayım, paylaşım ağlarını iyi biliyorum ve durumun hiçte bir felaket senaryosu çizecek kadar kötü olduğunu düşünmüyorum.
Evet, .mp3 formatlı dosyaların çok indirilmesiyle albüm satışlarınız büyük ölçüde azaltmıştır. Evet, internette şu anda var olan sisteme göre yasadıışı görünen paylaşımlar yapılmaktadır. Unutulmamalıdır; mp3 yokken cd vardı, cd yokken kaset vardı, kaset yokken plak vardı, plak yokken fonograf-gramafon vardı. Sesin kayıt altına alınması teknolojinin gelişimi ile birlikte daha kaliteli, daha hızlı ve iletişimi arttırıcı ölçüde olmuştur. Her teknoloji ile birlikte insanlar zamana ayak uydurmuşlardır. Zamana ayak uyduramayanlar ‘karanlığa küfretmek yerine bir ışık yakmayı düşünmemişlerdir.’
Her yeniliğin beraberinde çözümde gelir bunu artık görmeniz gerekiyor. Türkiyeden bir örnek veremeyeceğim için yurtdışında oluşturulmuş bazı örnekleri anlatıp sizlere esin kaynağı olmaya çalışacağım.
Spotify – A world of music. Bu program aracılığı ile istediğiniz bütün müzikleri kaydetmeden dinlemeyi sağlayan bir sistemdir. Hem ücretli hemde ücretsiz seçenekleri bulunmaktadır. Radyo gibi sadece müzik dinleme özelliğini ücretsiz olarak vermektedir, ücretli üyelik alınırsa verdiği özellikler; Cep telefonundan müzik dinleme, dinlediğiniz müzikleri internet yokken-çevrimdışı dinleme (ücretsiz seçenekte bu yok), yüksek kalitede müzik, dünyanın neresine giderseniz gidin dinleme imkanı ve reklamsız görünüm. Ek Haberler: 1 2
Şimdi Spotify Türkiye’ye nasıl uyarlanır? Bunu kısaca açmam gerektiğini düşünüyorum; yazıyı okurken önyargılarınız düşüncelerinizin önüne geçebilir. İllaki tüm sanatçılar olacak diye bir durum yok, başlangıç olarak belli başlı kitlesi çok olan sanatçılar böyle bir program için konsorsiyum oluşturup aynı çatı altında kendi ürünlerini pazarlayabilir ve kullanıcılardan alınacak paraları kim daha çok dinlenmişse (bilgisayarda istatistik tutmak en büyük avantajdır, klasik yollarla satılan albümlerde bile böyle istatistik sahibi olamazsınız) o miktarda bölüşülebilir. Bu proje yurtdışında çok iyi bir yöntem olarak işlemekte ve hem kullanıcılar dinleyip, hem de sanatçılar dinletip mutlu mesut yaşamaktadırlar. Elbette %100 çözüm değil aylık 600 TL maaşla 3 kişiyi geçindirmesi gereken bir aile ödemeden dinlemek isteyecektir ama parası olan kişilere çözüm ulaştırmanız satışlarınızı arttıracaktır. Şimdi aklınızda ya bu yöntem Türkiye pazarına olmazsa ? Ya tutmazsa ? gibi saçma sorular gelebilir. Halen kafanızda böyle bir soru işareti varsa kendinize şunu sorun; Değişime ayak uydurmaktan başka, şansım var mı?
Spotify gibi farklı örnekler var. iTunes Apple firmasına ait olan bu program Mac-Os işletim sistemlerinde varsayılan olarak gelen bir uygulamadır, win ve benzeri farklı işletim sistemlerine sonradan sitesinden indirilerek kurulabilir, bilgisayarınızda bulunan müzikleri çalmanızı ve en önemlisi “internet aracılığıyla Apple ile anlaşmalı olarak şarkılarının satılmasını isteyen sanatçıların bu program aracılığı ile şarkılarını satın almamızı sağlar.” Bu miktarlar şarkı başı 0,50 TL 1,50 TL arasında değişir. Kişi çikolata parasına sadece sanatçıya ulaşması kolay olduğu için şarkıyı satın alma kararını vermektedir.
Son dönemde adı sıkça duyulan LastFM de çok güzel bir örnektir. İnternetten tarayıcı aracılığı ile sınırsız müzik dinleme olanağını sağlayan bir sisteme sahiptir. Aynı şekilde ücretli ve ücretsiz üyelik seçenekleri bulunmaktadır. Yurtdışında ortaya çıkmış bu site Türkiye’de dahi ücretli üyelik satışı yapabilmiştir. Buradan şu sonucu çıkarmanız çok kolay; kullanıcıya uygun çözümler sunduğunuzda, kullanıcı bu çözüme makul fiyat ödemekte tereddüt etmemektedir.
Müzik sektörünün düşüncede düştüğü en büyük yanlış; benim gibi internet kullanıcılarının özellikle yasal olmayan yollar ile müzik dinleyip, indirdiğimizi söylemesidir.
Hayır, bu görüş yanlıştır ! Hem kendi adıma hemde tüm internet kullanıcıları adına durumun öyle olmadığını söyleyebilirim. Nedeni basit; biz nasıl radyolarda müzik dinleyebiliyorsak aynı şekilde radyoya kolayca ulaştığımız gibi bilgisayarda da müziklere o kadar kolay ulaşmak istiyoruz. Eğer siz bu kolaylığı internette bize sağlamazsanız, bizlerde en hızlı şekilde müzikleri indirip dinleyeceğimiz başka kaynaklara yöneliriz. Sizlerde çözüm bulmak yerine o siteleri kapatırsınız. Biri açılır, biri kapanır çözümsüzlük böyle gider.
Zamana ayak uydurup insanlara hızlı ve ucuz yollu ulaşmanın çözümlerini düşünmelisiniz.
*Bir program olabilir, aylık sınırsız abonelikler verirsiniz.
*Bir internet sitesi olabilir indirmeye izin verip ucuz miktarlarda satış yaparsınız. Veya başka çözümler….
Bulunacak çözüm bu millete ne kadar yakın ve sevilecek bir sisteme sahip olursa o kadar çok satar ve sizler sanat yapmanın rahatlığını yaşarsınız.
Bu noktada çok güzel bir açık ortaya çıkıyor. Bazı sanatçı geçinenlerin az albüm satarak fakat çok reklam yaparak bir yerlere varma çabaları yüzünden internetten daha çok şikayetçi olduklarını görüyoruz. Sezen Aksu, Şebnem Ferah, Kıraç, Haluk Levent……vs yaptığı müziğin farkında olan ve arkasında duran benzeri isimler internette kurulacak iyi bir sistem ile yaptıkları işlerin kalitesi kadar satış yapabileceklerdir. Fakat magazin programlarında orasını burasını gösteren, programdan programa çıkıp yüzünü eskiten, başkalarının pohpohlamalarıyla albüm satışlarını arttırmaya çalışan “sözde sanatçılar” internette çok dürüst bir kitleyle karşı karşıya kalacak ve bu bilinçli kitlenin gazabına uğrayacaklardır. İnternet kitlesi büyük oranda daha bilinçli ve seçimlerini yapan bir toplumdan oluşmaktadır. Kaliteyi ayırt edecek ve seçim yapacaklardır.
Müzik sektörünün sanatçıların bilincinin ötesinde başak dinamikleri de elbette var. Müzik yayıncılarının, stüdyoların sanatçılar üzerinde büyük etkileri bulunmaktadır yukarıda yazılanların hepsi müzik sektörünün her noktası için geçerlidir. Eğer müziğinizi, sanatınızı aracı kurumlar ile gerçekleştiriyorsanız -nitekim işler büyük oranda bu şekilde yürüyor- çalıştığınız şirketin modern ve zamana ayak uydurup uydurmadığını görmelisiniz. Stüdyolar bugüne kadar yaptıkları sözleşmelerle ellerinde büyük bir telifli arşiv barındırmaktadırlar. Bu yüzden internete ve internet kullanıcılarına yapılacak yatırımların öncüleri sanatçılardan önce yenilikçi stüdyo ve şirketler olacaktır.
Yazıda basitçe ama derinine ele aldığım konuyu umarım istenilen merciler okurlar. Eğer bu çözümleri getirmeyip “halen korsan satış çok, ay satışlarım düşüyor internet yüzünden, lanet olsun bu mp3 indirenlere, vallahi hiçbir şey kazanmıyorum internet yüzünden” gibi içi boş söylemlerde bulunmayın. Lütfen bu dalalete düşmeyin.
Anlayacağınız ya kafanızı kuma gömeceksiniz ve internetin nimetlerinden faydalanmamaya devam edip geleneksel satış yollarından medet umacaksınız yada interneti ve yeni internet toplumunu anlayıp bu yolda ar-ge ve yatırım yaparak kendinizi bu ortama kanalize edeceksiniz.